Çin, PISA 2018’e Damgasını Vurdu

PISA nedir?

Açılımı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı olan PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırmadır. PISA’da zorunlu eğitimin sonunda örgün eğitime devam eden 15 yaş grubundaki öğrencilerin; matematik okuryazarlığı, fen bilimleri okuryazarlığı ve okuma becerileri konu alanlarının dışında, öğrencilerin motivasyonları, kendileri hakkındaki görüşleri, öğrenme biçimleri, okul ortamları ve aileleri ile ilgili veriler toplanmaktadır.

Eğitim alanındaki en geniş kapsamlı değerlendirme olan PISA 2018’in açıklanan sonuçlarına göre Çin’in en varlıklı bölgelerinden gelen öğrenciler, dünyanın en gelişmiş ülkeleri dahil pek çok ülkedeki öğrencinin okuma, matematik ve fen bilimlerindeki performanslarından daha iyi performans gösterdiler.

Pekin, Şangay ve Çin’in doğu bölgeleri olan Jiangsu ve Zhejiang‘ın 15 yaşındaki öğrencileri, PISA 2018’de üç ana alanda da ilk sıralarda yer alarak en yüksek puanlara ulaştılar.

Çin’den Etkileyici Performans

Çin’in başarısı, ülkenin sadece en varlıklı bölgelerinin değerlendirmeye katılmış olması nedeniyle soru işaretleri oluşturacak gibi duruyor. Bu, sonuçların, ülkenin diğer bölgelerinde yaşayan on milyonlarca öğrenciyi – özellikle kırsal alanlarda yaşayanları – doğru şekilde temsil etmediği anlamına geliyor.

OECD genel sekreteri Angel Gurria ise Çin’in dört bölgesine ait sonuçların oldukça etkileyici olduğunu, çünkü bu bölgelerin gelir seviyesinin OECD ülkeleri ortalamasının altında olduğunu söylüyor. “Doğu Çin’deki bu dört bölge/yönetim Çin’i bir bütün olarak temsil etmekten çok uzak, ancak her birinin büyüklüğü neredeyse tipik bir OECD ülkesi kadar ve nüfuslarının toplamı 180 milyonun üzerinde.”

Gurria şöyle devam ediyor: “Bugün okullarının kalitesi yarın ekonomilerinin gücünü besleyecek.” Daha İyi Yaşam Endeksi‘ne ait en son rakamlara göre OECD ülkelerindeki kişi başına düşen ortalama hane halkı (harcanabilir) net geliri 30,500 Dolar civarında. Bu, Çin’deki en yüksek seviyelerin bile üç katından fazla.

Bu Bir Yarış Değil

OECD’den yapılan açıklamaya göre geçen yıl düzenlenen 2 saatlik PISA sınavına 79 farklı ülke ve bölgeden toplam 600,000 öğrenci katıldı. Değerlendirme raporunun yazarları, hedefin ülkeleri rekabet içine sokarak birbiriyle yarıştırmak olmadığını, bunun yerine eğitimcilere ve politikacılara ülkelerinin eğitim sisteminin güçlü ve zayıf yönleriyle ilgili yararlı bilgiler sağlamak olduğunu vurguluyor. “PISA’da ülkeleri, ekonomileri ve eğitim sistemlerini sıralarken, eğitimin gerçekleştiği sosyal ve ekonomik bağlamı da göz önünde bulundurmak önemli”” deniyor raporda.

Çalışma, 36 OECD ülkesinde görülen sorunlu eğilimler konusunda da uyarılarda bulunuyor. Raporun yazarlarına göre bu ülkeler, ilk ve ortaokulda, öğrenci başına yaptığı eğitim harcamasını son on yılda yüzde 15’ten fazla artırdı. Ancak ülkelerin çoğu, 2000 yılında yapılan ilk PISA değerlendirmesinden bu yana öğrencilerinin performansında neredeyse hiçbir gelişme göremedi.

Türkiye ve PISA 2018

Türkiye ise tüm OECD ülkeleri içerisinde her üç alanda da puanlarını istatistiksel olarak anlamlı artıran üç ülkeden birisi oldu. Milli Eğitim Bakanlığı, PISA 2018 verileri açıklandıktan kısa bir süre sonra Türkiye’ye ait detaylı bir önraporu kendi sitesinden yayınladı.

Türkiye’ye ait tüm verileri bu rapordan okuyabilirsiniz:

http://www.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2019_12/03105347_PISA_2018_Turkiye_On_Raporu.pdf

PISA 2018 Değerlendirme Raporunun tamamına ulaşmak için:

https://www.oecd.org/pisa/PISA%202018%20Insights%20and%20Interpretations%20FINAL%20PDF.pdf

Kaynak :www.edition.cnn.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.